Ah be Kamil hocam…
Mithat Umutoğulları

CHP’de delege seçimleri ile birlikte başlayan parti iç çekişme Çiğli Ataşehir Mahallesi ile birlikte tavan yaptı…

Ataşehir Mahallesi’nde yapılan seçimden sonra itirazla ortaya çıkan “kanunsuzluk hali” önce ilçe başkanlığı ardından da il başkanlığı tarafından onaylandı.

Ve Ataşehir Mahallesi’nde seçimin yenilenmesine karar verildi.

Yarın yapılacak kritik seçime gelmeden önce burada oynanan oyunlara biraz değinmek istiyorum…

Çiğli her dönem kendi içinde farklı dengelerin olduğu bir bölge…

Yıllardır yapılan delege seçimlerinde neredeyse bütün belediye başkanları taraf olmuştur. Kimi zaman seçim kazanmış kimi zaman kaybetmiştir.

Ancak bu dönem yaşananlar hiçbir dönem yaşanmadı…

Bu dönem yaşananlara baktığımızda, Çiğli siyaseti üzerinde dış faktörlerin etkili olmaya çalıştığını görüyoruz.

Ve dışarıdan yapılan müdahalelerin Çiğli’de ciddi huzursuzluk yarattığını açık yüreklilikle söyleyebilirim.  Bunun ilk sinyalini Aziz Buğa ile meclis üyeleri Süleyman Karadağ ve Mustafa Avdan’ın disipline gönderildikleri süreçte, İl Disiplin Kurulu’nun verdiği kararı YDK’nın bozmasında almıştık.

Ve yine aynı meclis üyeleri Süleyman Karadağ ve Mustafa Avdan disiplin kuruluna sevk edildi. Bir üst akıl jet hızıyla disiplin kuruluna müdahale ederek tedbir kararını kaldırdı.  

Yarın yapılacak delege seçimlerinde bu isimler gelip oylarını kullanacaklar…

Bu müdahaleler bununla sınırlı değil…

Yine bir üst akıl bu kez Ataşehir Mahallesi’nde devreye girdi..

CHP Genel Merkezi tarafından disiplin kuruluna yapılan müdahale bu kez Çiğli’de bir mahalle için devreye girdi…

Bu isim CHP’nin 2 numarası Genel Sekreter Kamil Okyay Sındır idi

Sındır ilk darbeyi delege seçimlerine günler kala yaparak 8 partilinin üyeliğini var olan adreslerinde oturmadığı gerekçesiyle iptal ettirmiş ve seçme haklarını ellerinden almıştır.

Aynı Genel Sekreter  Sındır, geçtiğimiz dönem “sahte imza” ile üyeliklerinin düşürüldüğünü iddia ederek bu dönem oy kullanmak isteyen 120 kişinin müracaatını görmemezlikten geldi…

Bu kişilerin de oy kullanma haklarını ellerinden aldı…

Peki, bunu neden yaptı dersiniz…

Geçtiğimiz kongrede İl Başkanı seçilen Alaattin Yüksel’e açık açık destek veren ve bu dönemde seçilmesi durumunda kayıtsız şartsız Yüksel ve Kocaoğlu ekibinin yanında olacak olan Belediye Başkanı  Hasan Arslan’ı etkisiz hale getirmek için olabilir mi?

Başkan Arslan’ın bu durumu delege seçimlerinden sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na aktarması gerektiği görüşündeyim.

Bu nedenle kendisinin destek verdiği kişilerin seçimlerden güçlü bir şekilde çıkmasını istediği için yapıyor.  CHP’nin 2 numarası kendine yakın olan ve onunla birlikte siyaset yapan isimleri “koruma” altına almış durumda…

Bu isimler için Genel Sekreterlik yetkisini sonuna kadar kullanıyor…

Bugün Çiğli’deki "kaosun" tek sorumlusu yaptıklarından dolayı Kamil Okyay Sındır’dan başkası değildir.

Sındır müdahaleleriyle Çiğli’de özellikle Ataşehir Mahallesi’nde 8 kişinin kaydını silmesi ardından üyelik haklarını geri isteyen 120 partiliye haklarını vermemesi ve bu konuda taraflı davranması, disipline gönderilen üyelerin tedbirinin kaldırılması için müdahil olması Ataşehir’deki krizi derinleştirdi.

Kim bilir belki de görevden aldırmaya çalıştığı ancak aldıramadığı İlçe Gençlik Kolları Başkanı’nın intikamıdır…

Çiğli’de bu kadar işin içine girmesinin başka bir açıklaması yok… Ya da benim aklıma gelmiyor..

Bu müdahaleler sonunda Çiğli’de siyaset yapan üç kişinin birbirine girmesine neden olmuştur.  Sanıyorum disiplin kurulunda olan isimler, Kamil Okyay  Sındır’ın talimatını yerine getirdikleri zaman onları bir yere taşıyacağını sanıyorlar…

Oysa Kamil Okyay Sındır’ın kendisinden başkasına faydası olmaz… Bunu ben söylemiyorum yıllarca yanında siyaset yapanlar söylüyor.

CHP Genel Sekreteri, Ataşehir Mahallesi delege seçimlerinde yaşananları “mahkemeye taşıyan” bir meclis üyesi için İl Başkanı’na “talimat vererek”  18 ilçe yöneticisi ve 28 il yöneticisinin verdiği kararı yok saymıştır. Talimat vererek tedbir kararını kaldırması

Kamil Okyay Sındır’ın delege seçimlerinde avantaj sağlamak için neleri yapabileceğini de ortaya koyuyor.

Sındır’ın, partisini mahkemeye veren kişileri kurtarmak adına disiplin kurullarının verdiği tedbir kararlarını, kaldırması için İl Başkanlığına talimat vermesi, parti içindeki “adalet mekanizmasının” yara almasına neden olmuştur.

Bu talimat CHP Genel Sekreteri’ne ve son dönemlerde adalet vurgusunu ilke edinen partinin 2. adamına yakışmadığını düşünüyorum…

Düşünebiliyor musunuz? Koskoca CHP Genel Sekreteri işini gücünü bırakmış ve İzmir’de yapılan delege seçimlerinde hangi mahallede ne oluyor, ne bitiyorun peşinde düşmüş.  

Ben kendime yakın olan isimleri nasıl buradan çıkarırım” diye hesaplar yapıyor.

Peki, delege seçimlerinde Türkiye genelinden CHP Genel Merkezi’ne gelen şikayetleri değerlendirerek sorunlu yerlere çözüm üretmesi gereken Genel Sekreter’in İzmir’de yapılan delege seçimlerine bu kadar taraf olmasının nasıl bir anlamı olabilir…

Bir de buna Genel Sekreter Sındır’ın bu dönem Ankara ve İzmir arasındaki uçuşlarının parasını “Genel Merkeze ödetiyorsa” o zaman bu işte bir yanlışlık var demektir…

Ankara’da CHP Genel Merkez koridorlarında en fazla konuşulan mevzunun başında geliyor… Eğer bu konuda bir yanlışlık varsa bir açıklama yapmasını beklerim…

En azından şunu biliyorum!

CHP Genel Sekteri koltuğuna oturduğu ilk 6 ayında CHP Genel Merkezi tarafından 89 uçak bileti kesildiğini biliyorum…



Sayfa Adresi: http://egepostasi.com/yazar/ah-be-kamil-hocam-/112620